İpotek veren kefilin sorumluluğu

Paylaşan kullanıcı: suleymanyuksel
18 Eylül 2012 Salı 14:29:06

Merhabalar,


 


Uygulamada, bankalar kredi açarken, ya kredi açtığı kişiden yada kefilden teminat olarak ipotek almaktadır.


Ancak kefil bu ipoteği verirken sadece kefil olduğu kredi için teminat sunmaktadır. Ancak, bankalar ipoetk vereni kandırrarak doğmuş ve doğcak tüm borçları kapsayan şekilnde ipotek sözleşmesi yapmaktadır. Bu durumda kefil, kredi alan kişinin diğer tüm borçlarından da hukuki anlamda sorumlu olmaktadır. Ancak kefil iradesi sadece kendisinin kefil olduğu borca ilişkindir.


Bu konudan kefilin doğmuş doğacak tüm borçlardan ipoetk veren olarak sorumlu olup olmayacağı konusunda görüş rica ediyorum.


İyi çalışmalar


 


Av. Süleyman Yüksel



Görüşler


Görüş Yazan
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 18.9.2008 Esas: 2008/352 Karar:2008/8485

Kural Olarak İpotek Veren Üçüncü Kişi Borçtan Şahsen Sorumlu Değildir

Özet: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dosya kapsamından ipotek verilen taşınmazın ipotekle yükümlü olarak davacıya devredildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak ipotek veren üçüncü kişi borçtan şahsen sorumlu değildir. Yerel mahkemece, açıklanan bu husus dikkate alınmadan ipotek veren üçüncü kişinin borçtan şahsen sorumlu tutulması sonucunu doğuracak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.


4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 884
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar

Davacılar vekili, Aydın S..... ilçesi, A. Mahallesi, A. Caddesinde bulunan175 ada, 21 parselde kayıtlı 5 numaralı meskenin tapu kaydına, 04.02.1999 tarihinde o günkü malik Kemaliye ile davalı arasında yapılan sözleşmeye istinaden, 20.000.-YTL bedelle ipotek tesis edildiğini, ipoteğin dava dışı üçüncü kişi Ü. Bilgi İşlem, Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.`nin alacağı kredilerin teminatı olarak verildiğini, ancak bankanın inisiyatifi doğrultusunda kredinin adı geçen şirkete kullandırılmadığını; davalı yanca 25.10.2004 günü müvekkillerinden Ayten`e gönderilen ihtarname ile adı geçen şirketin, yine dava dışı V. Bilgi İşlem, Elektronik San. Tic. Ltd. Şti.`ne kefaleti nedeniyle 20.000.-YTL`nin ödenmesinin istendiğini ve bu amaçla İzmir 4. İcra Müdürlüğü`nün 2005/3128 sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiğini; ne var ki, davalı ile dava dışı üçüncü kişi Ü. Bilgi İşlem, Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle ipoteğin konusuz kaldığını ve fekkinin gerektiğini, ipotek akit tablosundaki kefaletin Borçlar Kanunu`nun 484`üncü maddesindeki unsurları taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu, Ü. Bilgi İşlem, Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.`nin kefalet limitinin 9.000.-YTL olması karşısında davalının talebinin haksız olduğunu ve gecikme ile borcun artmasına davalının yol açtığını ileri sürerek borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacılardan Kemaliye`nin ipotekli taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı bulunmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetine de sahip olmadığını; diğer davacı Ayten`in de taşınmazı ipotek yükü ile satın almış bulunması karşısında davasının esastan reddi gerektiğini; ipoteğin akit tablosuna göre müvekkili bankanın takipte haklı olduğunu ve davacının ancak Türk Medeni Kanunu`nun 884`üncü maddesi uyarınca ödeme yaparak ipoteği kaldırabileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre ipoteğin gerek dava dışı Ü. Bilgi İşlem, Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.`nin kullanacağı kredilerden ve gerek kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmelerden doğacak borcu teminat altına aldığı ve ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davacı Ayten`e yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı Kemaliye`nin temyiz itirazlarına gelince; adı geçen taşınmazını ipotekle yükümlü olarak diğer davacıya devrettiğinden ve kural olarak ipotek veren üçüncü kişi borçtan şahsen sorumlu olmadığından mahkemece bu kuralın aksi belirlenmeksizin ipotek veren Kemaliye`nin borçtan sorumlu tutulması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin davacı Ayten`e yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı Kemaliye yönünden BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yargıdunyasıdergısı

18 Eylül 2012 Salı
15:35:28
Yargıtay kararı aradığımı tam olarak vermemektedir. Yargıtay'ın mantığına göre, ipotek verenin sorumluluğunu ayrı bir sözleşme gibi değerlendirmektedir. Yani kefil olanın kefalet sorumluluğu başka bir sözleşme ve yasa maddeleri uygulanır, ipotek verenin sorumluluğu aynı kapsamda değerlendirilmez diyor. Bunun aksi kararı var mı? Yani bankadan kredi çekilirken imzalanan Genel Kredi sözelşmesinin eki olarak ipotek sözleşmesi yapılmakta ve ipotek veren kefil sadece o borca ilişkin borcum var iradesi ile bunu yapmaktadır. Kefalet sözleşmesindeki iradeyi ipotek sözleşmesinde de devam ettiğine dair bir kararı var mı? Yani bankaya kefil olarak ipotek veren kişi doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olmadığına dair bir karar var mı acaba?
İyi çalışmalar
suleymanyuksel

18 Eylül 2012 Salı
18:08:19
Görüşünüz :
   


Yargı Dünyası
http://www.yargidunyasi.com.tr/
Copyright © Bu programın Türkiye'deki yayın hakları Yargın Hukuk Yayınları – Aslan ÇEVİK'e aittir. Her hakkı saklıdır. Hiçbir bölümü ve paragrafı kısmen veya tamamen ya da özet halinde çoğaltılamaz. dağıtılamaz. Normal ve yasal alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.